İçindekiler

Dünya Düzeninin Değişiminde Rol Oynayan Ana Etmenlere Bakış

Mentoro Strateji Ekibi olarak, Şubat 2025’te Yeni Dünya Düzeni ile ilgili bir içerik hediyesi hazırlamıştık (Bkz: Yeni Dünya Düzeni ve Türkiye). Bu yazıda, değişen dünya düzenini etkileyen ana etmenleri detaylıca inceleyeceğiz. 

Dünyanın en büyük serbest yatırım fonu Bridgewater Associates’in kurucusu Ray Dalio’ya göre, tarih boyunca dünya düzenini değiştiren beş temel etmen var:

  1. Borç / Kredi / Para / Ekonomi Döngüleri
  2. Toplumsal ve Politik Düzen / Düzensizlik Döngüleri
  3. Uluslararasi Düzen / Düzensizlik Döngüleri
  4. Büyük Doğa Olayları 
  5. İnovasyon ve Teknoloji

Bu etmenlerin hepsi birbirini etkiliyor ve dünyadaki büyük dönüşümlere yol açıyor. Yukarıda listelenen tüm etmenlere bakıp, sebep-sonuç ilişkilerinin nasıl oluştuğunu ve bizi nelerin beklediğini inceleyelim.

Borç / Kredi / Para / Ekonomi Döngüleri

Her ülkede doğal olarak ortaya çıkan bu döngü, borçların gelirlerden daha fazla olmasını tetikliyor ve krizlere yol açıyor. 

Borç / Kredi / Para / Ekonomi Döngüleri şu şekilde ilerliyor: ülkedeki merkez bankası -büyüme sağlamak için- ucuza kredi veriyor → söz konusu krediler aynı zamanda borç yaratıyor → krediler doğru şekilde kullanıldığında ekonomik büyüme sağlanıyor  → hızlı büyüme beraberinde balonları ve enflasyonu getiriyor  → Merkez Bankası enflasyonu düşürmek için kredi kaynaklarını azaltıyor ve faizleri artırıyor  → kredi kaynaklarına erişim düşüyor → ekonomik daralma oluyor. 

Bu döngü ortalama 6-10 sene sürüyor. Ancak her bir döngü, bir önceki döngüden daha fazla “borç” ile tamamlanıyor. Söz konusu döngüyü 10-15 kez yaşadıktan sonra ise büyük bir borç döngüsüne giriyoruz çünkü biriken borç varlıkları artık yönetilemez hale geliyor. 

Bazı ülkeler bu döngüleri daha iyi yönetirken, bazı ülkeler sınıfta kalıyor. Yüksek borçluluk ülkelerin ekonomik gücünü etkiliyor. Ekonomik stres, ülke içerisindeki politik düzeni değişime itiyor.

Toplumsal ve Politik Düzen / Düzensizlik Döngüleri

Ülkeler içerisindeki toplumsal ve politik döngü genelde ekonomi döngüsü ile paralel ilerliyor. Ekonomik durum, gelir eşitsizlikleri gibi faktörler iç çatışmaları tetikliyor. Üstüne üstlük, teknolojinin gelişmesi ile birlikte toplumsal kutuplaşma artıyor. Bugüne baktığımızda Dünya kutuplaşma endeksi %80 ile tarihi en yüksek seviyesinde.Ortak bir gerçeklik paylaşmıyoruz – herkes kendi gerçeğini görüyor. 

Toplumsal ve Politik döngüde iki uç var: demokrasi ve otokrasi. Gelir düzeylerinde ve değerlerdeki kutuplaşma arttıkça iç çatışmalar artıyor, insanların mevcut sistemden şikayet ediyor ve gücü tek bir lidere vererek karmaşıklığı düzeltmesini istiyor. Bu durum demokrasileri zayıflatıyor. Demokrasi zayıfladığında ise otokratik liderler devreye giriyor ve neredeyse her zaman radikal değişiklikler yapıyorlar.

İçsel çatışmalarla uğraşan ülkeler, global arenada da güç kaybediyor. 

Uluslararası Düzen / Düzensizlik Döngüleri

Uluslararası döngülerde de iki uç var; bir yanda ülkeler arası uyum, işbirliği, verimlilik, diğer yanda ise ülkeler arası çıkar çatışmalar, savaşlar ve krizler. 

İkinci Dünya Savaşı’ndan itibaren ABD’nin dünya lideri olduğu ve uluslararası uyum ve düzeni yakalamaya çalıştığı mevcut düzenden kopuş başladı. Ülkelerin kendi çıkarlarını ön plana koyduğu, güçlünün güçsüzü ezdiği, ittifakların değiştiği bir dünya düzenine geçiyoruz. Jeopolitik çatışmalar arttı ve sertleşti. İsrail – İran, Rusya – Ukrayna, ABD-Çin söz konusu duruma birkaç örnek. 

Büyük Doğa Olayları 

İnsanların doğayı kirletmesi, artan nüfus yoğunluğu, küreselleşme, şehirleşme, küresel ısınma gibi etmenler büyük doğa olaylarına sebep oluyor. Kıtlık, kuraklık, aşırı hava olayları, pandemiler giderek daha sık ve maliyetli hale geliyor. Bu da ekonomiler üzerinde ciddi bir stres yaratıyor. 

İnovasyon ve Teknoloji

Endüstri devrimi ile kas gücünü makinalara devreden insanlar, yapay zekanın gelişmesi ile zeka gücünü de makinalara devrediyor. Yapay zekanın gelişmesi ile birlikte önümüzde çok büyük bir belirsizlik var. Bugün hayatımızda olan birçok iş/meslek yok olabilir. Kötü aktörlerin yapay zekayı kullanarak oluşturdukları yeni tehditler -siber saldırılar, silahlar, virüsler- ve hatta yapay zekanın kendisi insanlığı tehdit edebilir. 

Tüm bu belirsizliklerin içerisinde, yenilik ve teknolojik adaptasyon, ülkelerin (ve şirketlerin) rekabet gücünü ve küresel etkisini belirleyen kritik bir faktör. Adaptasyon sağlayamayan ülkeler diğerlerinin çok gerisinde kalacak. 

Tüm Bunlar Neden Önemli?

Ray Dalio’ya göre, yukarıda belirtilen 5 ana etmende yaşanan değişimlerin önemli sonuçları oluyor. Bazı değişimler derin krizlere ve dünya düzeninin değişimine sebep oluyor. 

Yakın gelecekte söz konusu etmenlerde olası değişiklikler şu şekilde olabilir:

  • Borç / Kredi / Para / Ekonomi: ABD, Çin ve diğer G7 ülkelerinin borçlarının gelirlerinden fazla olması durumu sürdürülemez bir noktaya yaklaşıyor. G7 ülkelerinin ortalama toplam borçlarının GSYH’lerine oranı %250’ler civarında. Ülkeler borç arz ve talep dengesini yönetmek için yeni yöntemlere başvuracaklardır. Söz konusu yöntemler, verimliliği artırmaya ve borcu düşürmeye odaklanacak, paranın değerini azaltacaktır. Dolayısıyla paranın değerine bağlı olmayan varlıkların değeri (değerli metaller, gayrimenkul, emtia ürünler vb.) artacaktır. 
    • Bazı ülkeler, yüksek borç seviyelerini azaltmak için agresif metodlara başvurabilirler: borç ödemelerinin dondurulması, düşman ülkelerin varlıklarına el koyması, el koyma şeklinde vergiler getirilmesi, borçlarda temerrüde düşme, borç vadelerinin uzatılması, dolaşımdaki para türünün değiştirilmesi (örn: yeni bir para türü yaratma) gibi. 
  • Toplumsal ve Politik Düzen / Düzensizlik: Ekonomik zorluklar, toplumsal ve politik zorlukları beraberinde getiriyor. Bu gibi zor zamanlarda demokrasiden otokrasiye geçişin hızlandığını görüyoruz. Otokratik liderler kendilerine karşı olan kişileri, grupları bastırmak için aşırı güç kullanıyorlar. Bu durumu birçok ülkede görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz. 
  • Uluslararası Düzen / Düzensizlik: Uluslararası düzende güçlünün güçsüzü ezdiği, iş birliğinin azaldığı düzene geçiyoruz. Sağ tandanslı ülkelerin bir ittifak oluşturduğu, Rusya ve ABD’nin ve Çin ve Avrupa’nın birbirine yaklaştığı bir düzene geçebiliriz. 
  • Büyük Doğa Olayları: Önümüzdeki yıllarda doğa olaylarının sayısı, etki alanı ve maliyetleri (engelleyici ve/veya düzeltici aksiyonlar için) artacaktır. Bu durum ülkeleri ekonomik anlamda daha da sıkıştıracaktır. 
  • İnovasyon ve Teknoloji: Çin ve ABD arasındaki yapay zeka (ve yarı iletken çip geliştirme ve üretme) yarışı kızışmaya devam edecektir. Kuantum bilişim, genetik düzenleme, uzay teknolojileri vb. alanlarındaki gelişmeleri yaratan ve adaptasyon sağlayan ülkeler, diğerlerinin çok önünde olacaklar. 

Yukarıda görüldüğü gibi, mevcut durumda olumlu olan tek konu inovasyon ve teknolojideki gelişim. Ancak görünen o ki teknolojik gelişmelerin yaratacağı faydalar, diğer dört etmenin yaratacağı zararı kompanse etmeye yetmeyecek. Dolayısıyla diğer dört etmenin, derin bir krize sürüklenmemek için, çok iyi yönetilmesi gerekiyor.

Türkiye’ye baktığımızda durum şu: Merkez Bankası enflasyonu düşürmek için kredi kaynaklarını azalttı, faizleri artırdı. Enflasyon seviyeleri stabil ancak hala yüksek. Ekonomik daralma devam ediyor. Toplumsal ve politik anlamda müthiş bir kutuplaşma ve iktidar tarafından aşırı güç kullanımı var. Uluslararası düzende kendimizi ABD’ye yakın pozisyonladık. Büyük doğa olayları (örn: yangınlar) her sene artarak devam ediyor. Buna karşı anlamlı bir engelleyici veya düzeltici aksiyon almıyoruz. İnovasyon ve teknoloji yarışında ise çok gerideyiz. Kısacası durum, Türkiye için pek iç açıcı değil.

Mentoro Platform

Mentoro, sürdürülebilir ve kârlı büyümeyi hedefleyen şirketler için strateji, teknoloji ve organizasyon alanlarında danışmanlık sunan bir platformdur.

Click to rate this post!
[Total: 1 Average: 5]